|
BAŞKANLAR KURULU BİLDİRİSİ
EĞİTİM-İŞ 1. BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
(ANKARA, 8-9 NİSAN 2006)
Ulusal Kurtuluş Savaşına katılmış Encümen-i Muallim'den, günümüze kadar gelen öğretmen hareketinden aldığımız güçle, 17 Ekim 2005 tarihinde kurulan sendikamız EĞİTİM-İŞ, 5 ay gibi kısa bir sürede ülkemizin dört bir yanında örgütlenmiş, tüm eğitim ve bilim işgörenlerinin umudu haline gelmiştir.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası ( EĞİTİM-İŞ ) Başkanlar Kurulu 8-9 Nisan 2006 günlerinde Ankara’ da toplanmış, aşağıdaki değerlendirmeleri yapmış ve görüşlerini kamuoyuna açıklamayı oybirliği ile kabul etmiştir.
Günümüzde ;
-Bağımsızlığımız, ulusal birlik ve bütünlüğümüz, laik ve demokratik cumhuriyetimiz,
-Eğitim sistemimiz,
-Eğitim ve bilim işgörenleri,
-Tüm emekçi sınıf ve kitleler
emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin tehdidi ve saldırısı altındadır.
Sendikamız EĞİTİM-İŞ ekmeğimize ve haklarımıza yönelik saldırının, mesleğimize ve vatanımıza yönelik saldırıyla bütünleştiği tespitini yaparak, ekmek, meslek onuru ve cumhuriyeti savunmayı ayrılmaz bir bütün olarak değerlendirmektedir.
Emperyalizmin saldırılarının yoğunlaştığı; çalışanların, halk kitlelerinin açlığa ve yoksulluğa sürüklendiği, iş güvencemizin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, paran kadar sağlık, paran kadar eğitim diye dayatıldığı, öğretmenlerin derecelendirme sınavlarıyla birbirine düşürülmek istendiği, bir dönemi yaşıyoruz.
AKP iktidarı, öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim işgörenlerinin özlük haklarını iyileştirecek düzenlemelerden ısrarla kaçıyor. Bu konuda yalnızca kamuoyunu aldatıcı açıklamalar yapılıyor.Ücretler artırılırmış gibi gösterilirken, toplamda pek çok öğretmenimizin haklarını gasp eden yasal düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Hiç bir açıklaması yokken, alanında yüksek lisans yapan öğretmenlerimiz mağdur ediliyor.
Özellikle eğitim ve sağlık alanında özelleştirme girişimlerinin ardı arkası kesilmiyor. Program geliştirmenin her şeyden önce öğretmeni geliştirmek olduğu gerçeği yok sayılarak değişim, yenilik, çağdaşlık gibi kavramların gölgesinde yapılan içi boş çalışmalarla eğitimin içeriği boşaltılıyor. Eğitim-İş olarak biliyoruz ki görünürdeki sözde yenilikçi yaklaşımların gerisinde, iktidarın özelleştirme ve dinselleştirme anlayışı yatmaktadır.
Eğitim başta olmak üzere bütün kamu çalışanları üzerinde kadrolaşma ve dinselleştirme çabalarını ibretle ve hayretle izliyoruz. Bu çabaların, aklın ve bilimin kurumları olan özgür üniversitelerimize, siyasi iradenin müdahalesine kadar gitmesi endişelerimizi güçlendirmektedir.
Sendikamız EĞİTİM-İŞ ırkçılığın her türüne karşıdır. Etnik köken farklılıkları, ulusal bütünlüğümüz içinde kaynaştırıldığında hepimiz için bir zenginlik kaynağıdır.Ulusal bütünlüğü göz ardı ederek etnik farklılıkları vurgulamak ve pekiştirmeye çalışmak, emperyalizmin oyununa gelmektir. Bu anlamda ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızın bu oyuna gelmeyeceğine, etnik ve kültürel değerlerini koruyarak, ulusal kültürümüzü zenginleştirerek, barış ve kardeşlik içinde sonsuza kadar birlikte yaşayacaklarına olan inancımız tamdır.
“Ilımlı İslam” projesi , ABD emperyalizminin kutsal dini inanç ve duyguları kullanma çabasının bir parçasıdır. EĞİTİM-İŞ sendikası, her türlü bağnaz, çağdışı anlayışa, ırkçılığa, bölücülüğe karşı çıkmakta; “en hakiki mürşidin “ ağalar, şeyhler, ulemalar, tarikatlar değil, “bilim” olduğuna inanmaktadır.
Bugün emperyalizmin Türkiye’ye yönelik saldırısına bilerek veya bilmeyerek alet olanlar, insanlığa, mesleğimize ve emekçi onuruna ihanet içindedir. Eğitimciler olarak, ülkemize ve ulusumuza karşı, diğer mesleklerden farklı ve çok daha ağır sorumluluklarımızın olduğunun bilicindeyiz. Ülkemizin karanlığa sürüklenme çabalarına, uluslararası sermayenin oyun alanı haline getirilip pazarlanmasına, cumhuriyetin ve değerlerinin zayıflatılmasına izin vermeyeceğiz.
Başkanlar Kurulu olarak, yeni bir konfederasyon oluşturulması için kamunun diğer işkollarında bu duyarlılıklarımıza sahip olan tüm kamu çalışanlarını göreve çağırıyoruz
Eğitim-İş Başkanlar Kurulu olarak diyoruz ki;
· 4688 sayılı sendika yasası değiştirilmeli ve sendikal yaşamın olmazsa olmaz ilkesi “grevli ve toplu sözleşmeli” sendika hakkı derhal tanınmalıdır.
· Tüm eğitim ve bilim işgörenlerine saygın bir yaşam düzeyi sağlayacak ücret düzenlemesi derhal yapılmalıdır.
· Okullarımızda öğretmen ve okul yönetimiyle birlikte eğitimin yükünü omuzlayan memur, hizmetli, teknisyen, gece bekçisi, şoför v.b eğitim işgörenlerinin çalışma koşulları ve ücretleri iyileştirilmeli; fazla çalışmaları ücretlendirilmelidir.
· Her ders yılı başında öğretmenlerine verilen “eğitime hazırlık ödeneği” tüm eğitim işgörenlerine de verilmelidir.
· Üniversitelerimizde bilim işgörenlerine yapılan baskı ve hukuk dışı uygulamalara derhal son verilmeli, üniversite ve bilim işgörenlerinin saygınlığına gölge düşürülmemelidir.
· Bugün ülkemizde sağlıklı bir öğretmen yetiştirme sistemi yoktur.Öğretmen yetiştirme sistemi olmayanların, eğitim politikası da yoktur. Ülkemizin ihtiyaçlarını ve koşullarını göz önünde bulunduran çağdaş bir öğretmen yetiştirme sistemi oluşturulmalıdır.
· Milli Eğitime daha fazla kaynak ayrılmalıdır.
· Sözleşmeli öğretmenlik vb. uygulamalar yargı kararları da göz önünde bulundurularak kaldırılmalı, bütün öğretmenlere kadro verilmelidir.Gerçek öğretmen ve personel ihtiyacı saptanıp buna göre atamalar yapılmalıdır.
· Çalışanlar arasındaki ücret dengesizliğini gidermek yerine, adaletsizliği derinleştirecek, yeni farklılıklar yaratma anlayışından vazgeçilmeli ve denge tazminatına ek olarak bazı iş kollarında (imam-polis) ödenen 100 YTL ayrım yapılmadan bütün çalışanlara ödenmelidir.
· Öğretim birliğini zedeleyecek, laiklik ilkesini sulandıracak ve “mektep-medrese” ikiliğine benzer çelişkiler yaratacak uygulamalar durdurulmalıdır.
· Yargı kararlarına saygı duyulmalı ve yargı kararları uygulanmalıdır. Bu bağlamda yolluk hakları gaspedilen eğitim ve bilim işgörenlerine zorluk çıkarmaktan vazgeçilmeli, devletin kurumları gereksiz yere meşgul edilmemelidir.
· Özel öğretim kurumlarını teşvik yerine devlet eliyle bütün yurttaşlarımıza parasız eğitim sağlanmalıdır.
· Öğretmenlerimizin yetiştirilmeleri ve atanmaları ile ilgili sistem değiştirilmeli, on binlerce öğretmen adayımız boşta bekletilirken kısmi zamanlı sözleşmeli eğitici, sözleşmeli öğretmen adı altında atamalar yapmak, atamalar yargıdan dönünce de yargı kararını aşmaya yönelik oyunlar oynanmaktan vazgeçilmelidir..
Sendikamız EĞİTİM-İŞ, hiçbir siyasi partinin, hareketin veya yapılanmanın emri, yönlendirilmesi veya denetimi olmadan, ülkemizin, mesleğimizin ve emeğin çıkarlarını anti-emperyalist ve emekten yana bir çizgide kararlı bir biçimde savunacaktır. Unutmamak gerekir ki, yarının tam bağımsız, demokratik, gelişmiş, Türkiye’sine giden yol; eğitimin sorunlarına çözümler üretecek, ulusal eğitimi sahiplenecek, halkının çocuklarına her koşulda sahip çıkacak eğitim ve bilim çalışanlarıyla gerçekleşecektir.
Sendikamız EĞİTİM-İŞ bu bağlamda laik Türkiye Cumhuriyeti, ulusumuzun ve halkımızın değerleri ve emeğin korunması mücadelesinde en açık bir biçimde taraftır.
Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
YAŞASIN EĞİTİM-İŞ!
|